Hacerü’l-Esved, Kâbe-i Muazzama’nın doğu köşesinde yer alan ve İslam dünyası için son derece mübarek kabul edilen kutsal bir taştır. Umre ve Hac ibadetlerinde tavafın başlangıç ve bitiş noktası olarak belirlenen Hacerü’l-Esved, Müslümanlar için derin manevi anlamlar ve hikmetler barındırır.
Asırlardır milyonlarca müminin selamladığı, öpmeye çalıştığı veya uzaktan işaret ederek niyet aldığı bu mübarek taş, yalnızca fiziksel bir unsur değil; teslimiyetin ve Allah’a bağlılığın sembolüdür.
Rivayetlere göre Hacerü’l-Esved, Hz. İbrahim (a.s.) ve oğlu Hz. İsmail (a.s.) tarafından Kâbe inşa edilirken yerine yerleştirilmiştir. İslam kaynaklarında, bu taşın cennetten indirildiği ve ilk halinde beyaz olduğu, zamanla insanların günahları sebebiyle karardığı ifade edilir.
Günümüzde gümüş bir muhafaza içerisinde bulunan Hacerü’l-Esved, parçalar halinde olup özel bir çerçeve ile korunmaktadır.
Hacerü’l-Esved’i selamlamak, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sünnetidir. Ancak bu selamlama, taşın kendisine değil; Allah’a olan bağlılığın ve itaati ifade eder.
Hz. Ömer (r.a.)’in Hacerü’l-Esved hakkında söylediği “Sen bir taşsın; ne fayda verirsin ne de zarar. Seni Resûlullah öptüğü için öpüyorum” sözü, bu ibadetin hikmetini en açık şekilde ortaya koymaktadır.
Hacerü’l-Esved’in hikmeti, akıl ile tam olarak kavranamayacak derecede derindir. Bu mübarek taş, kulun Rabbine olan teslimiyetini, sorgulamadan itaat edebilme bilincini simgeler.
Tavafa Hacerü’l-Esved’den başlamak, Müslümanların ibadetlerini ilahi emirler doğrultusunda, belirlenmiş sınırlar içinde yerine getirmesini temsil eder. Bu yönüyle Hacerü’l-Esved, disiplin, düzen ve itaatin sembolüdür.
Kalabalık sebebiyle Hacerü’l-Esved’i öpmek her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda uzaktan işaret ederek selamlamak yeterlidir. İtişmek, başkalarına zarar vermek veya huzuru bozmak kesinlikle doğru değildir.
Hacerü’l-Esved, Müslümanlar için bir imtihan ve bilinç noktasıdır. Asıl olan, bu mübarek taşın hikmetini anlayarak ibadeti edep ve teslimiyet içerisinde yerine getirmektir.
Umre ve Hac sırasında Hacerü’l-Esved’i selamlamak, müminin kalbinde derin bir iz bırakır ve bu an, hayat boyu unutulmayacak manevi hatıralardan biri haline gelir.